
Madde 11 ve 25’i aynı yazıya almak mantıklı geldi. Gerçi ikisini de ne kadar uyguladığım tartışılır.
Öncelikle yazın çokta ‘zarif’ seyahatin mümkün olmadığı bir sezon. Çünkü oldukça sıcak ve sizi zarif kılacak kombinler sizi aynı zamanda terletebilirlerde. Ben de olabildiğince derli toplu olmaya çalıştım. Şortlar yaz için mükemmel olsa da pek zarif sayılmazlar. O yüzden ben de kumaş siyah bir şort tercih ettim -10 yıldır kurtarıcım. Üzerine beyaz bir ZARA tişört, klimalı ortamlar için renkli bir mudo şal, ayağıma Joshua sanders‘ın kırmızı beyaz espadrillerini giydim ve son olarak siyah güneş gözlüklerimi yanıma aldım. Çanta olarak da yanıma sırt çantamı aldım, Longchamp olması zariflik katar mı yoksa sırt çantalarının hiç şansı yok mu? Genel olarak bakıldığın da çoğunluğun aksine beachten çıkmış gibi durmuyordum.
Gelelim biraz çuvalladığım ‘az eşya taşı’ meselesine. Bu genelde bir kabin çantasına sığışmak anlamına gelse de kendimi zaten Covid yüzünden kabine çanta kabul edilmemesiyle savunacağım. Bir de gitme amacım balayı olunca o elbiseler, ayakkabılar çifter çifter alındı. Ama yine de Bavulumun %95ini giydiğimi düşünürsek isabetli bir bavul olmuş.Bir haftalık balayı için yanıma aldıklarım;
3 elbise (sadece biri giyilmedi), tulum, 5 üst (ikisi giyilmedi), iki şort, iki mayo, küçük çanta, 2 plaj çantası, spor ayakkabı,2 sandalet,terlik, dolgu topuk,Güneş gözlüğü, Plaj elbisesi








