#7 Bağış yap!

Kadıköy de biraz zaman geçirip Green Peace tarafından durdurulmamış kişi yoktur. Başından savmak için “ben gerekli yerlere bağış yapıyorum, teşekkürler” diyen kişide epey vardır. Peki kaç kişi cidden bağış yapıyor?Dürüst olmam gerekirse, bu 2019 bloğuna başlamadan önce ben en son kime ne yardımda bulunduğumu hatırlamıyordum. Hayatın karmaşasında almak istediğim şeylere para biriktirip, taksitler yaptırıp maaşı zar zor denkleştirirken, bazı haberlere sadece vah vah deyip geçtim. Aslında küçük iyilikler, küçük meblağlar bu işler. Mesela o ay maaşınızdan arta kalan parayı bağışlayabilirsiniz, ben öyle yaptım!

Bir çok dernek var ama ben bağış için UNICEF‘i seçtim. Sanırım bütün gün ayrıcalıklı çocuklar ile zaman geçirirken, ne kadar şanslı olduklarını düşünürken, diğer çocuklara da bir katkım olsun istedim. Ayrıca bağış dışında yapabileceğiniz bir başka şey ise bağış hediye etmek. Site de hediyeler kısmından bir hediye seçip, sevdiğiniz kişinin yerine bağış yapabilirsiniz. Ya da bazı markalar belli ürünlerinin gelirini direkt olarak hayır kuruluşlara bağışlıyor, L’Occitane gibi! Yeni yıl hediyeleri bakarken UNICEF ile yaptığı işbirliğini denk geldim. Satın Alınan Beauty Box kutusunun tüm geliri “Kız ve Erkek Çocuklar Arasında Eşitlik” programına  gidiyormuş. Bende denemek istediğim ürünleri alırken aynı zamanda katkıda bulunma fikrine bayıldım. L’Occitane sitesinde Sosyal projeler sekmesinde diğer kuruluşlar ile de projeler var. Onlara da bir bakın derim.

Sevgiler .

#5 Günlük tut!

Evet yeni yıla tam anlamıyla yeni bir sayfa açmak için ilk gereken tabi ki bir defter! Aslında günlük çok çocuklukta kalan bir kelime olsa da, her gün rutinleri yazmak can sıkıcı gelse de,”journaling” 2018’de sürdürdüğüm yegane şeylerdendi. Bu senede başlamaya en heyecanlı olduğum konulardan. Ben her günümü yazmak yerine pinterest üstünden bulduğum o aylar ile ilgili soruları cevaplayarak, konular üstüne konuşarak gittim. Böylece ne yazacağım hakkında düşünmem veya sıkılmam gerekmedi. Bu senede benzer bir liste buldum bile! Ayrıca her ay izlediğim filmleri, döne dolaşa dinlediğim şarkıları ve -bu sene daha fazlası olacağını umarak- okuduğum kitapları da bir bir not ettim. Böylece kendi küçük arşivimi oluşturdum.

Yeni günlüğümü alırken ilk şöyle deri kaplı üstünde adımın soyadımın yazdığı bir defter almayı düşündüm. Öğretmenler gününde koordinatörümüz bu tanıma tıpatıp uyan resmi bir defter yaptırınca, okulda kullanmanın daha manalı olacağını karar verdim. Sonra defterin içindekilerinin alacağım defterden çok daha kıymetli olduğunu aklıma getirince Kadıköy’deki kırtasiyelerden birinden bu 19 yazan Gıpta ajandayı aldım. Hangi defteri alsam içine aynı şeyleri aynı el yazısıyla yazacağım nasıl olsa. Tek önemsediğim 2019 yılına ait ve orta boyutta
olmasıydı ki bu tanıma uygun bir çok defter kırtasiyelerde yığılı.

Umarım 2019 da en güzel günlerim sayfaları doldurur.